Merkezimizin kuruluş amacı; kişilerin hayatlarında yaşadığı rahatsızlıkları ve hastalıkları tedavi etmektir. Bunu yaparken kişilerin sosyal yaşamlarını da desteklemektir.

Corona

Korona ile ilgili ne biliyoruz ne bilmiyoruz buradan başlamak lazım sanırım;
Psikolojik olarak bu kadar algının üzerimizde nasıl bir etki bıraktığını bilmiyoruz. Bu yüzden olayın insanlar üzerinde bıraktığı psikolojik etkilerden bahsedelim.
Şimdi burada karşımıza çıkan süreçler; ya tamamen panik yapan kısım ya da yok sayanlar kısmı olarak karşımıza çıkıyor.
Biz bu tür olaylar karşında psikolojik olarak farklı aşamalardan geçiyoruz.
İlk aşmamamız ŞOK; bu süreçte insanlar bilinciyle hareket etmez ve panik haldedir. Verdiği tepki ise kaçma davranışı, savaşma davranışı ve dona kalma davranışıdır. Bu süreçte insanlar panik yapan gruplara karşı eşgüdümlü gitme eğilimleri vardır. Ülkemizde yaşadık bunu örneğini kolonya stoklarının bitirilmesi gibi…
Tabi ki bu durum bir kaosa neden olur bu da insanların kendilerini güven de hissetmeleri için bir sistem ve düzen arama ihtiyacını doğurur. Bu durumlarda yapmamız gereken sakin kalmamızdır…
Ortaya çıkan fırsatçılara kulak asmamaktır.
Diğer aşamamız SORGULAMA kısmıdır. İsminden de belli olacağı gibi insanlar sorgulamaya başlar. İlk sorudukları soru “bu neden benim başıma geldi” sorusu olur.
İşte tamda bu aşamada gerçeklikten kopmamızın gerçekleştiği aşamadır. Bu süreçte gördüğümüz şey bu bize doğanın verdiği bir şey. Komplo teorilerinden uzak duralım lütfen..
Diğer aşamamız; SUÇLAMA kısmıdır. Bu aşamada herkesi suçlayabiliriz kendimizde dahil. Çünkü insanoğlu yaşadığı travmayı, hastalığının negatif duygusunu bir yere aktarması gerekmektedir.
Suçlama davranışı tetikleyen korkudur. Korkuyu takip eden duygu ise öfkedir. Ve maalesef öfkemizi yönetemezsek bir süre sonra şiddete dönüşür.
SUÇLAMA HİÇ BİR SORUNU ÇÖZMEZ.
Diğer aşama; BASTIRMA kısmıdır. Bu aşamada olayı bastırmaya ve yok saymaya başlıyoruz. Bu da bizim insan olarak savunma mekanizmalarımızdan biridir. En az suçlama kadar tehlikedir. Çünkü bu davranışın sonunda da SORUNU ÇÖZEMEYİZ. Ve sorun ile yüzleşmediğimiz için sorun daha da katlanarak devam eder. Ve maalesef örneğini İtalyanlar ve İranlılar da gördük.
Diğer aşama KABULLENME; artık gerçekliğe vardığımız aşamadır. Çözümün başlangıcı bu aşamadır. Bu aşamaya ulaşamayan grup ya çok abartanlar ya da yok sayanlardır.
Çok abartan grup anksiyeteli ( kaygılı) gruptur. Ve bu durumu engelleyen şey objektif tehditti görebilmektir. Ve burada yapılan uyarıları dikkate alıp ona göre davranmak yeterli olacaktır. Bu iki gruptan da kendinizi koruyun ve iki tipide dikkate almayın..
Bir diğer kısım ise MÜCADELE aşamasıdır. Kabullenme kısmından sonra bu hastalığı tanımak ve gerekeni yapma aşamasıdır.
Şu anada Sağlık Bakanlığının yayınladığı sosyal izalasyon, kalabalık ortamlarda bulunmamak, organizasyonların iptali bunların hepsi mücadele davranışını içinde yer alıyor.
Sondan bir önceki kısım; USTALAŞMAK kısmıdır. Bu aşamada artık hastalıkla nasıl baş edeceğimizi bulmaktır. Aşının bulunduğu ve koruyucu hekimliğin yapılacağı aşamadır.
Ve son kısmımız DÖNÜŞÜM kısmıdır. Kalıcı çözüme ulaşmaktır. Bu yaşamın doğasının daha iyi anlamak gerekir.
Kaygı ile baş etmemizi özetlersek;
Sübjektif olarak değil objektif tehditti değerlendirmeliyiz; paniklemeyin, aklınızla hareket edin, sürüye dahil olmayın, abartmayın ya da yok saymayın, risk grubunda olanların kendini kollaması gerekmektedir.